bring back - Türkisch Englisch Wörterbuch

bring back

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "bring back" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 19 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
bring back v. hatırlatmak
The photo brought back many happy memories of my childhood.
Bu fotoğraf, çocukluğumun birçok mutlu anısını hatırlattı.

More Sentences
bring back v. geri getirmek
These practices bring back some bitter memories.
Bu uygulamalar bazı acı anıları geri getiriyor.

More Sentences
Phrasals
bring back v. hatırlamak
Whenever Tom hears that song, it brings back memories of his days in Boston.
Tom ne zaman bu şarkıyı duysa, Boston'daki günlerini hatırlıyor.

More Sentences
General
bring back v. hayata döndürmek
bring back v. yaşama döndürmek
Phrasals
bring back v. eski haline getirmek
bring back v. ödünç alındığı gibi geri vermek
bring back v. akla getirmek
bring back v. geriye dönmek
bring back v. geri dönmek
bring back v. geri gelmek
bring back v. eskiye dönmek
bring back v. eski konumuna geri dönmek
bring back v. eski konumuna geri gelmek
bring back v. geri bırakmak
bring back v. geri getirip bırakmak
Idioms
bring back v. ayıltmak
bring back v. tekrar hatırlatmak (kötü anı vb)
Law
bring back v. eski bir yasayı tekrar yürürlüğe koymak

Bedeutungen, die der Begriff "bring back" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 63 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
bring back to life v. hayata döndürmek
bring (something) back v. yerine getirmek
bring the dead back to life v. ölüleri hayata döndürmek
bring everything back to sex v. her konuyu sekse getirmek
bring someone back safe v. birini sağ salim getirmek
Phrasals
bring (someone) back out v. (alkışlarla tekrar) sahneye çağırmak
bring (someone) back out v. bis yapmak
bring someone back out v. (alkışlarla tekrar) sahneye çağırmak
bring someone back out v. bis yapmak
bring (someone) back to life v. (birini) kendine getirmek
bring (someone) back to life v. (birini) diriltmek
bring (someone) back to life v. (birine) enerji vermek
bring (someone) back to life v. (birini) hayata döndürmek
bring (someone) back to life v. (birine) canlılık kazandırmak
bring (something) back to life v. (bir şeye) hayat vermek
bring (someone or something) back to life v. (birini/bir şeyi) hayata döndürmek
bring (something) back to life v. (bir şeyi) diriltmek
bring someone (or an animal) back to life v. birini (bir hayvanı) geri getirmek
bring (someone) back to life v. (birinin) canını üstüne getirmek
bring (something) back to life v. (bir şeyi) canlandırmak
bring someone (or an animal) back v. birini (bir hayvanı) hayata döndürmek
bring (someone) back to life v. (birini) canlandırmak
bring someone (or an animal) back to life v. birini (bir hayvanı) hayata döndürmek
bring (something) back to life v. (bir şeyi) kendine getirmek
bring someone (or an animal) back v. birini (bir hayvanı) geri getirmek
bring back out v. alkışlarla tekrar sahneye çağırmak
bring someone or something back v. birini/bir şeyi geri getirip bırakmak
bring back out v. bis yapmak
bring something back (to someone) v. (birine) bir şeyi hatırlatmak
bring something back (to someone) v. (birine) bir şeyi anımsatmak
bring someone or something back v. birini/bir şeyi geri getirmek
bring someone or something back v. birini/bir şeyi hayata döndürmek
Idioms
bring back to life v. (birini) canlandırmak
bring back to life v. canlandırmak
bring back to life v. moralini düzeltmek
bring back to life v. canlılık kazandırmak
bring back to life v. yaşama sevinci vermek
bring back to life v. renklendirmek
bring back to life v. hayata döndürmek
bring back to reality v. gerçeklere dönmek
bring someone back to reality v. birini gerçeğe döndürmek
bring back old memories v. eski anıları canlandırmak
bring (one) back to reality v. (birini) gerçeğe döndürmek
come back (down) to earth (or bring someone back (down) to earth) v. ayakları tekrar yere basmak (birinin ayaklarını tekrar yere bastırmak)
bring something back to life v. bir şeye hareket katmak
come back (down) to earth (or bring someone back (down) to earth) v. gerçek dünyaya dönmek (birini gerçek dünyaya döndürmek)
bring something back to life v. bir şeyi diriltmek
come back (down) to earth (or bring someone back (down) to earth) v. gerçeklerle tekrar yüzleşmek (birini gerçeklerle tekrar yüzleştirmek)
bring something back to life v. bir şeye canlılık katmak
bring something back to life v. bir şeyi hareketlendirmek
bring (one) back (down) to earth v. (birinin) ayaklarını tekrar yere bastırmak
come back (down) to earth (or bring someone back (down) to earth) v. hayal aleminden uyanmak (birini hayal aleminden uyandırmak)
bring (one) back (down) to earth v. (birini) hayal aleminden uyandırmak
bring (one) back to reality v. (birini) hayal aleminden uyandırmak
bring (one) back (down) to earth v. (birini) gerçeklerle tekrar yüzleştirmek
bring (one) back (down) to earth v. (birini) gerçek dünyaya döndürmek
bring something back to life v. bir şeyi canlandırmak
bring someone back (down) to earth v. birini bir anda tekrar gerçeklerle yüzleştirmek
bring someone back (down) to earth v. birini rüyadan uyandırmak
bring someone back (down) to earth v. birini dünyaya geri döndürmek
bring someone back (down) to earth v. birini hayal dünyasından çıkarıp gerçek dünyaya geri döndürmek
Speaking
bring me back the change expr. paranın üstünü getir
you can't bring me back there expr. beni oraya geri götüremezsiniz